:..:::::FiLiSTiNLiYiZ:::::...:


İslam ümmetinin ve işgal altındaki bütün İslam topraklarının tamamen özgürleştiği, müstekbir, haçlı ve siyonistlerin tarihin çöplüğüne atılıp tevhid sancağının yeryüzünün her bir yanında dalgalandığı güne kadar şehidlerimizin kutlu hatıratına sadık kalacağımıza Rabbimize söz veriyoruz RabbİM

Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım


herşeyımsın SaV

Tarih: 18:48, 3/1/2008


Ya Rasulallah Bana da Ümmetim diye bakarmısın?

Tarih: 18:34, 3/1/2008

 

Ya Rasülallah! Bana "ümmetim"diye bakar mısın? Ya Rasûlallah! Senden özür diliyorum. Özrümü kabul eder, bana "ümmetim" diye bakar mısın?"


"Ya Rasûlallah! Senden özür diliyorum. Özrümü kabul eder, bana "ümmetim" diye bakar mısın? Kendimi, karanlık bir zindanda, gözleri bağlı hissediyorum. Çaresizliğimden utanıyorum.
Ya Rasûlallah, bazı kimseler seni -hâşâ- "terörist" diye karikatürize ediyor, bazı ülkeler de buna teşne oluyorlar! Kıyamet kopsaydı da bunları görmesek, duymasaydık!..
Sen ki, Allah, senin güzelliğini tamamiyle belli etseydi, yüzüne bakmaya kimse takat getiremezdi. Sen ki, yetimlerin koruyucusu, kimsesizlerin kimsesi, ümmetinin sevgilisi, bütün varlıkların rahmet güneşisin. Sen olmasaydın olmayacak olanlar, sana hakaret ediyor Ya Rasûlallah! Ve bizler, evlerimizde karılarımızın, çocuklarımızın yanında oturuyor, televizyon başında çekirdek çıtlatıyoruz!
Seni unuttuk Ya Rasûlallah! Getirdiğin kitabı unuttuk, sünnetini unuttuk. Kocaman devlet elimizden gitti, uyanmadık! Örtümüz alındı, "Ne yapalım?" dedik. İşgal edildik, öldürüldük, ırzımıza geçildi; "Elimizden ne gelir ki?" dedik! Şimdi dünyada yaşamamızı istemiyorlar! Zaten yaşıyor muyduk? Biz senin yolunu terk ettiğimiz günden beri yaşamıyoruz ki!
Ölmesini bilemedik, Ya Rasûlallah!
"Cihad" kavramı gündeme geldiği zaman yüzümüz kızarır oldu, "demokratik ülkeler"e karşı. "Şeriat" dendiğinde başımız yere düştü. "Demokrasi" vardı, "insan hakları" vardı. Çağdaş insanların "çağdaş tanrıları dururken, senin tanıttığın Allah"ı dilimize almaktan utanır olduk!..
Sen gittikten sonra yavaş yavaş güneşimiz karardı Ya Rasûlallah! Zaman zaman başımıza geçenler, sırtımızı doğrultmamıza fırsat vermediler. İnsan olma, kişilik kazanma, "ümmet" olma bilincimiz öylesine aşındı ki, işgalcilerimize kahraman demeye, ırzımıza geçenlere âşık olmaya başladık!
Müthiş bir aşağılık kompleksi içerisindeyiz Ya Rasûlallah! Senin getirdiğin İslâm'ın izzetini bir tarafa ko****** nefsimizin izzetinin (izzet-i nefs!) peşine düştük. Şimdi ben "ümmet" derken, "şeriat" derken, "tesettür" derken, kimse duymasın istiyorum. Korkuyorum Ya Rasûlallah! Bana "gerici" denecek diye korkuyorum; bana "yobaz", "terörist", "barbar", "çağdışı" denecek diye korkuyorum! Dinimi (kimliğimi), alnımdan bir nur gibi fışkırtmaktan korkuyor ve onu bir cüzam gibi ellerimle saklamaya çalışıyorum!
"Bunları o mu söyledi?"
"O söyledi!"
"O söylediyse doğrudur!"
diyen o Sıddık-ı Ekber'i düşünüyorum da, "hayret" kelimesini yazarak kendimi onunla kıyaslarken, hayret kelimesi bile bundan hayret ediyor!
Mekke'de seninle bulunup yüzünü doya doya seyredemedik; birlikte cihad edemedik!
Medine'de bulunup, senin gelişinin heyecanını tadamadık, "Talaâl bedrû aleynâ" diyemedik. Mekke'yi fethedişinde, sana kan kusturanlar, can korkusundan tir tir titriyorlarken, sen Rabbine secde ettin, onları affettin! Şimdi Mekke müşriklerinin torunları sana -hâşâ- "terörist" diyorlar.
Ya Rasûlallah!
"Ey insanlar! Kimin arkasına vurdumsa, işte arkam, gelip vursun! Kimin benden alacağı varsa işte malım, gelip alsın!" "Zulüm işleyen bizden değildir" buyuran sensin. "Bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş gibidir" diyen bir dinin mübelliğisin.
Sen, suç işleyenlerin, İslâm hukukuna göre cezalandırılmasını emrederken, "Fakat suçunu başına kakmayın!" diyecek kadar, ancak peygamberlerin ve özellikle senin sahip olabileceğin bir gönüle ve rikkate sahipsin. Bütün bunların yanında, seni tanımayanların, sana dil uzatmalarına kahrolsam da Ya Rasûlallah, beni esas kahreden, gece vakti bu yazıyı yazdıktan sonra yatağıma girip mışıl mışıl uyuyacağım! Kendimi affedemiyorum! Kişiliğimiz paramparça oldu. Ümmetin şizofren dünyalarda geziniyor! Ümmetinin başına çöreklenenler, kasalarındaki tapuları okşamakla meşgul!
Hani sana bir miktar mal ve para gelmişti. Sen onları ihtiyaç sahiplerine vermeden evine girmemiş, sabahlamamıştın. "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" dedin; ama biz bu sözünü, kendimizi "onlar"a beğendirelim diye bir "aksesuar" olarak kullanmaktayız.
Ya Rasûlallah!
Her şeye rağmen bize "ümmetim" der misin? Hiçbir şeyimiz yok belki; ama bütün günahlarımıza rağmen seni çok seviyoruz! Sana karşı işlenen bu cinayetler, aslında ümmetinin uyanmasına da vesile oluyor. Kömürün içinden elmas çıkacak gibi. Uykudan uyanılacak gibi.
Hz. Mevlânâ'nın bir sözü vardır:
"Köpek ısırdı beni, ben onu ısıramazdım; çünkü insanım, ben dudağımı ısırdım" diyor.
Yanağımızdan aşağıya doğru akan kanlar hürmetine bizleri "ümmetim" diye kucakla!
Sen ki, sokakta yüksek sesle konuşmayan, kötülüğe kötülükle karşılık vermeyen, bağışlayan, affedendin.
Sen ki, "Rabbim bana, intikamı alacak gücüme rağmen düşmanlarımı affetmemi; benimle ilişkisini kesenle görüşmemi ve beni mahrum bırakana vermemi emretmiştir" buyurdun.
Sen ki, Taif halkının sana yapmış olduğu eziyete karşı, Cebrail'in, Taif'in altını üstüne çevirmesi dileğine karşılık, "Hayır, onların çocukları Allah'a kulluk edebilirler" cevabını vermiştin!..
Sen ki, bir mecliste istemediğin bir şey duyduğun zaman, insanların yüzüne karşı bir şey söylemeyen.
Sen ki, bir genç kızdan daha hayâ sahibi ve utangaç.
Senin olmadığın dünya, senin olmadığın evren ne işe yarar? Ya Rasûlallah, şikâyetimiz kimseden değil, nefsimizden.
Ya Rasûlallah, senden özür diliyorum
...


Ne dil yeter seni anlatmaya

Tarih: 19:04, 9/12/2007

Ne dil yeter seni anlatmaya,
Ne göz kıyar sana bakmaya,
Ne ellerim dayanır sana dokunmaya,
Ne kollarım uzanır seni sarmaya
Hiç ömür yeter mi?
Bir sen daha bulmaya bitanesi...

Bir nasihat: Kendine dikkat et.
Bir rica: Sakın değisme!
Bir Dilek : Beni unutma.
Bir Yalan : Seni hiç sevmiyorum.
Bir Gercek : Seni çok özlüyorum.

Gecenin karanlığında, güneşin ışığında,
Suyun damlasında, selin coşkusunda
Kimi yanımdasın kimi rüyamda
Ama hep aklımdasın sakın unutma......

Biliyorum bugün kulakların bir başka çınlayacak, anlayacaksın seni yine nasıl andığımı, özlediğimi. Ellerin titreyecek, gözlerin yollarda kalacak, sende hissedeceksin yüreğimde neler hissettiğimi!

Bırakma beni sevdiğim gidişine dayanamam,
Hasret gözyaşlarımla kendimi avutamam…
Dönerim dersin ama kadere inanamam,
Bıraktığın anılarınla, ben sensiz yasayamam

Bakışlar vardır insani ömür boyu ağlatan.
Yollar vardır aşılması güç olan.
Kalpler vardır acılarla parçalanan.
Ve insanlar vardır hiç unutulmayan.
Sanma beni sevipte bırakanlardan.
Benim sevgim mezara kadar olandan

Bu mesajı silersen benden hoşlanıyorsun,
Silmezsen beni istiyorsun,
Cevap verirsen beni seviyorsun,
Vermezsen bensiz yapamıyorsun,
Hadi bakalım ne yapacaksın?

Senin kanadın olmak isterdim
Ben olmadan uçma diye
Senin baharın olmak isterdim
Ben olmadan açma diye

Benim için seni görmek suya benzer
Seninle yasamak ise nefes almaya
Susuz üç gün yaşarım ama nefes almadan asla

Sana ne demeliyim bilmiyorum,
Güneşim desem güneş batıyor,
Hayatım desem hayat kısa,
Gülüm desem oda soluyor,
Sana canım demeliyim.
Çünkü bu can seninle yaşıyor..

Sen bir pınarsın içilen ama kanılmayan, Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan, varlıgına doyulmayan, yokluğuna dayanılmayan..

Canımdaki her nefes nefesine eklensin, içimdeki her nefes hayalinle demlensin, bırak bu gönlüm varlığınla renklensin, sen benim gönlümde yaşadıkça özelsin!

Sen güllere özenme güller sana özensin.
Üzme tatli canini sen güllerdende güzelsin.
Sevgi kadar özgür Özgürlük kadar özelsin.
Bir gülsen dünyalara bedelsin.

Bir umut vardır hiç tükenmeyecek,
bir hasret vardır çekilmeyecek, birde ölüm vardır,
bir gün elbet gelecek ama sana olan sevgim ne ölecek ne de bitecek

Sevgilerin en güzeli seni sevmek
Özlemlerin en güzeli seni özlemek
Ve hayatin tadı sabah kalktığında senin var olduğunu bilmek


Duam

Tarih: 21:16, 1/11/2007

                                                         

Yâ Rabbi! Dile getirdiğimiz her türlü eşsiz hamd ve sena ancak Sana mahsusdur. Bütün salat ü selamlar; rahmet ve selametlikler, iki cihan güneşi, baslarımızın tacı Rahmeten lil'âlemin, ResûI-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem Seyyidina-Ebe'l-Kaasım Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz ve O'nun bütün âl ve ashabına olsun.

"0l! emriyle; bilinen ve bilinmeyen, görünen ve görünmeyen sayısız alemleri yaratan; "Yok 0l!" emriyle de, her şeyi bir anda yok etme gücüne sahib olan, alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Yüce Allah’ım! "Bana dua edin, duanızı kabul edeyim" buyurdun. Biz de; huzuruna geldik, boynumuzu büktük, ellerimizi Sana açtık. Seni Rahim, Gafur biliyoruz. Rahmet ve Gufran ism-i şerifinle tecelli eyle, ellerimizi boş döndürme Yâ Rabbi! Kur'an-ı Kerim'in bereketi ile ve alemlere rahmet olarak gönderdiğin sevgili Peygamberimizin hürmeti ile bizleri af eyle, ey Kerim; bizleri affet yâ Rahim. Allah’ım! Bizleri Kur’an-ı Kerim'in zineti ile süsle. O'nun kerameti ile mükerrem eyle ve şerefiyle şereflendir.

Yâ Rabbi! Okuduğumuz hatm-i şerifi dergah-i ulûhiyyetinde kabul eyle. Kur’an-ı Kerim'in her harfi için bizlere sevap yaz. Okurken yaptığımız hataları bağışla, tam ve mükemmel okumuş gibi kabul buyur. Kur'an-ı Kerim'i kalblerimize nur eyle, Cennet yolumuzu aydınlat.

Yâ Rabbi! Biz, ancak Sana ibadet ve yalnız Sana kulluk ederiz. Ancak, Senin için namaz kılar ve yalnız Sana secde ederiz. Yalnız sana yalvarır, ancak Sana koşar ve Sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. ibadetlerimizi sevinçle ve arzu ile yaparız. Yasak ettiklerini yapmaz ve azabından korkarız. Sen'den, bizlere rahmet ve ihsanının bol olmasını dileriz yâ Rahim.

Allah’ım! Bizlerden eksiksiz ibadet ve tâat bekliyorsun. Bunlara, ancak Senin sonsuz yardımınla sahip olabiliriz. Öyle ise; bize, Senin hoşnutluğunu kazandıracak, kusursuz ibadet ve tâatde bulunma imkanını bahşeyle!

Allah’ım! Vermiş olduğun nimetlerin elimizden çıkmasından, sağlık ve dirliğimizin bozulmasından, beklenmedik felaketlerden ve gazabının her türlüsünden ancak Sana sığınırız. Biz, aciz kullarının dualarını kabul eyle yâ Rabbi!

Yâ Rabbi! Bizleri, Kur'ân'ın hidayeti ile yola getir. Onun faziletiyle derecelerimizi yükselt. Kur’an-ı Kerim'in tilavetiyle günahlarımızı affet.

Ey bağışlaması ve ihsanı sonsuz olan Allah’ım! Ayıplarımızı ört, kalplerimizi pak eyle; hastalarımıza şifa; dertlilerimize deva, borçlarımızı ödemek imkanı ver. Din ve dünya işlerimizi islah eyle Yâ Rabbi!

Ey yerleri ve gökleri yaratan, gizli ve açık her şeyi hakkıyla bilen ve bütün varlıkların biricik sahibi olan Allah’ım! Gerçek bilir ve bildiririz ki, Sen'den başka Allah yoktur. Bizleri nefsimizin çılgın istek ve arzularından muhafaza eyle. Şeytan’ın bozguncu telkinlerinden Sana sığınırız. Allah’ım! Gönlümüzü, bütün azalarımızı sönmez, sonsuz nurunla aydınlat.

Yâ Rabbi! Bize, küfre açık kapı bırakmayan eksiksiz bir iman nasip eyle. Allah’ım! Bizi, yolunu şaşıran ve saşırıtanlardan değil, hidayete eren ve hidayete eriştiren kullarından eyle.

Yâ Rabbi! Görüşümüz kıt, gücümüz çok az; bu yüzden rahmetine ta'rifsiz derecede muhtacız. Ey her şeye Kadir, gönüllere şifa veren Allah’ım! Sen'den rahmetini dileriz. Duâmızı kabul eyle.

Yâ Rabbi! Maksadımız Sen’sin. Biz her isimizde Seni, her şeyde Seni kasd ederiz. Yalnız Seni isteriz. Bütün isteğimiz de, Senin bizden razı olmandır. Bizi, sevgili kullarından eyle Allah’ım!

Yâ Rabbi! Bizleri, iyilik yaptığında sevinen, kötülük yaptığında hemen pişman olup Sen’den afv dileyen seçkin kullarından eyle. Allah’ım! Bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz bütün günahlarımızı bağışla, çok bol olan rahmetini bizlerden esirgeme.

Yâ Rabbi! Bütün işlerimizin sonunu hayr eyle; dünyada rezil olmaktan, Ahiret’te de azabından muhafaza eyle.

Allah'ım! Bizi dirlik ve doğruluk üzere yaşat, aramızdaki sevgi bağlarını güçlendir, kalblerimizi ayni görüş ve düşünüş halkası içinde birleştir. Dinden, imandan, doğruluktan, Sana ibadet ve taatdan ayırma Yâ Rabbi!

Yâ Rabbi! Bizleri, verdiğin ni'metlere karsi sükür borcunu yerine getiren; nimetlerin karşısında nankörlük değil, bol bol hamd eden kullarından eyle, üzerimizden nimetlerini eksiltme, Allah’ım!

Allah’ım Son nefesde, ölümün aklı baştan gideren acılarından bizi koru. "La ilahe illâllah Muhammedün Resûlüllah" Ve "Eşhedü en la ilahe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh" diyerek, ruhumuzu teslim etmemizi nasib eyle Yâ Rabbi!

Hâsıl olan sevabı; Hazret-i Adem'den Hazret-i Fahr-i Alem Muhammed Mustafa sallallahüaleyhi ve sellem'e kadar gelip geçen bütün Peygamberan-i ilzam ve Rusûl-i kiram aleyhim'üssalâtü vesselam hazretlerinin ervah-i pâk-i tayyibelerine hediyye eyledik, ikram eyle Yâ Rabbi!

ÂI-i Ezvac-i Tahirat, ashab-i Güzin, Ensar ve Muhâcirin, Tabi'iyn, Tebe'i-tabi'iyn, Eimme-i Müctehid’in, ridvânullahi tealâ aleyhim ecma'iyn hazretlerinin de ervah-i pâk-i tayyibelerine hediyye eyledik. Sen vâsıl eyle yâ Rabbi!.

Müfessirin, muhaddisin, muhakkikin, ulema-i amilin, kurra-i kâmilin, meşâyih-i vasilin, sulehâ-i salihin, ağniyâ-i şâkirin, fukara-i sâbirin, gurebâ-i müslimin, hattatin, huffaz, tullab ve cemi-i hamele-i Kur’an-ı Kerim nevverallahü merâkidehüm ve ce'alel cennete me'vahüm efendilerimizin de ervah-ı pâk-i tayyibelerine hediyye eyledik, Sen kabul eyle Yâ Rabbi!

Bütün ehl-i imam ile Ehlullah'in ve Evliyaullah'in da ervah-i pak-i tayyibelerine hediyye eyledik, Sen vasil eyle Yâ Rabbi!

Velhâsıl; şu âna kadar dâr-i Dünyâ'dan dar-i Ukba'yâ irtihâI ve intikal eden bütün mü'minin-i mü'minat; müslimin-i müslimat, ma'sûmin-i ma'sûmat, mazlumin-i mazlumât, kaffe-i ehl-i imanin da ruhlarına hediyye eyledik, Sen kabul eyle Yâ Rabbi!

Cümlemizin kalbine İslam nurunu, Kur'an hidayetini ver. Cümlemizi Islam’a bağla, bizleri Müslüman olarak yaşat, Müslüman olarak öldür. Bizleri Dünyâ ve Âhiret mutluluğuna erdir. Dünya'da mekansız, Âhiret'de imansız bırakma Yâ Rabbi!

Yâ Rabbi! Habib'in Muhammed Mustafa, Kitab’ların, bütün sevdiklerin yüzü hürmetine, bizleri dergah-i bârigâh-ı ulûhiyyetinden bos çevirme, duâlarımızı kabul eyle, yâ Gafur u yâ Gaffâr.

Amin, Amin, Amin… Bi hürmeti seyyidi'l-mürselin ve'l-hâmdülillahi Rabbi'l-Alemin.

Sübhâne rabbike rabbi'l-izzeti amma yasifûn ve selâm ün ale'l-mürselin ve'l-hamdü lillahi Rabbi'l-Alemin ..

Hayırların fethi, şerlerin def'i, ehl-i imânın selameti, insanlığın kurtuluşu, memleketimizin her türlü kötülüklerden korunması, Ümmet-i Muhammed'in selameti için EL-FATIHA.


DuAM

Tarih: 19:33, 27/10/2007

 

 

Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’a kainatın zerreleri adedince hamd ü sena, kulları içinden seçip zirve payelerle şereflendirdiği en doğru sözlü ve en güvenilir elçisi Hazreti Muhammed’e, tertemiz, pırıl pırıl hane halkına, mükerrem ashabına ve kıyamete kadar gelip geçecek insanlar içerisinde ihsan şuuruyla onlara ittiba edenlere de sonsuz salât ü selam olsun!

 

Rabbimiz! Sinelerimize inşirah salmanı, yolumuzu, peygamberan-ı izamın, sıddıkların, şehitlerin ve salihlerin yolu eylemini istirham ediyoruz.

Sen her şeye gücü yeten, her istediğini gerçekleştiren ve yakarışlara mukabelede bulunmak şanına çok yakışan yegane Zat’sın; ne olur, bizim dualarımıza da icabet eyle ve sağımızdan-solumuzdan, önümüzden-arkamızdan, üstümüzden-altımızdan gelebilecek bütün tehlikelerden ve Sen’in azabına uğramaktan; aynı zamanda bunların hasıl edeceği korku, gam ve kederden de sıyanet buyur!

 

Ey isteyenlere cevap veren ve dua dua yalvaranların dualarını kabul buyuran Yüceler Yücesi Rab! Bizim niyazlarımızı da kabul buyur.. kinle, nefretle oturup kalkan ve hep düşmanlık duygularıyla köpüren imansız ve amansızlara karşı yardımcımız ol.. bir de üzerimize sekine yağdır, yağdır ki, Sen’den başka kimseye karşı hiçbir korkumuz, hiçkimseden de en küçük bir beklentimiz kalmasın!...

 

Efendimiz Hazreti Muhammed’e, aile fertlerine ve bütün ashabına salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabbimiz!

      Amın Amın Insallah



{ Son Sayfa } { Sonraki Sayfa }